20-ти летний студент придумал первую систему очистки океанов, которую запустят уже в этом, 2016 году

Каждый год в воды Мирового океана попадает порядка 8 миллионов тонн плавучего мусора.

Read more

PIRIRODA


Мышонок полевки спит в ирисе, Московская область, Россия

Живая природа

Назло всем.

NATURE

Пара рысеи - сама нежность.

 
 
                                                                                                                                   

TABIAT

Россия глазами иностранцев :)
 
 
 
 
 

AĞSTAFA RAYONU

 Ağstafada məktəbin qazı yoxdur deyə ağacları qırırlar
Bura Ağstafa rayonunun Saloğlu ilə Muğanlı kəndinin arasında yerləşən meşə  zolağıdır.

TOP STORIES

ECO NEWS : 
Ветроэнергетика как стратегия будущего

Постепенно истощающиеся за

18-02-2017
Read more...
ECO NEWS : 
Почему Мед ЖИВЁТ только в колоде?

Однажды, моему хорошему зна

03-02-2017
Read more...
ECO NEWS : 
Названы самые далекомигрирующие пресноводные рыбы

Сверху показана Brachyplatystoma rou

13-02-2017
Read more...
ECO NEWS : 
В Москве пройдёт праздник оленеводов

Вы когда-нибудь были на сто

18-02-2017
Read more...
ECO NEWS : 
YAŞAYAN KAYA: PYURA CHİLENSİS

Sanki birileri domatesi ortadan ikiye bölmüş sa

04-02-2017
Read more...

ECOLOGY INTERNATIONAL HEADLINES

FAUNA : 
Scientists report possible new hammerhead shark species

By Brooks HaysDNA analysis suggests the bonnethead, a small hammerhead shark species, may actually be two species. Photo by FIU"We do not know which s

Read more...
FAUNA : 
Оранжевый крокодил озадачил американцев

Оранжевый крокодил был замечен в пруду города Ханахан в Северной Каролине (США). Р

Read more...
FAUNA : 
Пострадавший от браконьеров слоненок снова может ходить

Пятимесячный слоненок с травмой правой задней ноги попался людям на глаза в марте

Read more...
FAUNA : 
ЗИМНИЙ СОН ЖИВОТНЫХ. КЛАДЕЗЬ ПРЕМУДРОСТЕЙ ПРИРОДЫ, СПОСОБНЫХ ВРАЧЕВАТЬ ЛЮДЕЙ

Г.НИКОЛАЕВ. По материалам журнала "Der Spiegel".У животных, погружающихся в зимнюю спячк

Read more...
FAUNA : 
Муравьев застали за проращиванием семян для питания

Муравьи-жнецы во Флориде собирают и проращивают семена растений, чтобы очистить и

Read more...

EKO-INTER

Editor-in-Chief of the magazine: Teymur Kasamanli

SPOTLIGHT ON ECOLOGY

Десятикилометровое мусорное пятно дрейфует у берегов Таиланда

Огромное пятно, образованное преимущественно пластик

ECO SOS - 
13-02-2017
more
В КИТАЕ ЗАГОРЕЛАСЬ ФАБРИКА, ПЕРЕРАБАТЫВАЮЩАЯ АККУМУЛЯТОРЫ GALAXY NOTE 7

СЕРГЕЙ ГРЭЙКарма – коварная штука. Завод компании Samsung

ECO SOS - 
12-02-2017
more
ПРОКСИМА B: ПЛАНЕТА НЕСБЫВШИХСЯ НАДЕЖД?

НИКОЛАЙ ХИЖНЯКУ нас плохие новости для тех, кто уже рас

ECO SOS - 
12-02-2017
more
Ученые выявили неожиданную опасность от мух

Международное исследование с участием ученых из Китая

ECO SOS - 
13-02-2017
more
Written by Super User Category: TURKIS
Published on 13 February 2017 Hits: 26
Print
İstekli, farkındalığa sahip, bilinçli beyninizin hareketlerinizden sorumlu olduğunu düşünüyorsanız, tekrar düşünmenizin vaktidir. Behavioral and Brain Sciences dergisinde yayınlanan kışkırtıcı makalesinde San Francisco Eyalet
Üniversitesi'nden Dr. Ezequiel Morsella ürpertici bir sonuca ulaştı: bilincimiz, tek ve çok basit bir algoritmayla çalışan pasif bir makinadan ibaret! Tek görevi ise, zaten karar verilmiş olan şeyler için krediyi sahiplenmek!
Bilincimiz, benliğimizin "makinisti" değil; tam tersine, bizi "farkında" kılan, beynimizdeki ufak bir bölgede olanların bir ürünü. Geriye kalan işin tamamı "kapağın altında" süregeliyor: bilinçsiz beynimizde...
Pasif Çerçeve Teorisi adını verdiği teorisi dahilinde Morsella, kokulara karşı insanların verdiği algısal ve motor tepkilere ait onlarca yılda toplanan deneysel verilerden yola çıkıyor. Teori, algıyla ilgili değil; tepkiyle ilgili. Yani "Bir kokarca kokusu alıyorum." ile ilgili değil, "kokarcadan kaçmalıyım" tepkisiyle ilgili. Morsella'nın makalesinde anlattığı üzere, bilincin beynimizde nasıl çalıştığı gizemini çözmenin yolu, hareketlerden (aksiyonlardan) yola çıkarak süreci geriye doğru takip etmektir.
Eğer ki "bilincin" böyle bir şey olduğunu düşünmüyorsanız, yalnız değilsiniz. Geleneksel olarak teorisyenler bu gizemli canavarı insan bilincinin daha üst bilişsel fonksiyonlarına bakarak alt etmeye çalıştılar. Örneğin kendinizin var olduğunuzu bildiğiniz gerçeğine, yani öz bilinç konusuna odaklandılar. Ya da kendinizin ve diğer insanların farklı inançları, emelleri, arzuları ve bakış açıları olduğunu söyleyen Zihin Teorisi'ne odaklandılar. Tüm bunları felsefi bir boyutta baş döndürücü olsalar da, bu yaklaşımların hepsi bilincimizin neden ve nasıl var olduğuna dair temel soruya cevap vermek konusunda fazlasıyla karmaşıktır.
Bunun yerine Morsella, bir rengin, bir dürtünün, sert bir acının farkına varma gibi temel bilinç ögelerine odaklanmanın çağ açıcı sonuçlar doğuracağını düşünüyor. Şöyle söylüyor:
"Eğer ki bir canlının herhangi bir deneyimi varsa (örneğin bir canlı olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimleyebiliyorsa), o canlının bir çeşit bilinci de var demektir. İlla üst seviye bir bilinç olmak zorunda değildir. Ancak vardır. Bilincin insanlara özgü bir özellik olması fazlasıyla olasılık dışıdır."
Pasif Çerçeve Teorisi şöyle söyler: gün boyunca alınması gereken neredeyse tüm kararlar ve üzerinde durulan neredeyse bütün düşünceler, "bilinçsiz" olarak tanımlanan beynimiz tarafından halledilir. Bunların hepsi, bilincimizin dışında gerçekleşir. Ancak alınan bir karar üzerine faaliyete geçilmesi gerektiğinde, birden fazla bilinçdışı bölge, ortak bir "merkez"e bilgileri iletirler. Tıpkı oy verecek insanların tek bir merkezde toplanması gibi... Bu merkez, gönderilen verileri dinler; ancak aktif katılım göstermez. Tek yaptığı, birbirinden farklı görüş ve düşüncelerin birbirleriyle çarpışması, entegre olması ve nihayetinde bir son karara varmaları için bir ortam sağlamaktır. Bilinçdışı bölgeler nasıl bir harekette bulunulacağına dair son kararı aldıktan sonra "merkez" (ki o, bilinçtir), bu kararı uygulamaya koyar. Sonrasındaysa kendisini, zor bir sorunun üstesinden geldiği için tebrik eder.
Bilinçdışı, bir bakıma, bir grup yetenekli "hayalet yazar" gibi düşünülebilir. Bu hayalet yazarlar, ünlü ve saygın bir senarist için arka planda senaryoyu yazarlar. Eğer her şey sorunsuzca giderse, ünlü yazarı es geçerek ürünlerini bir üst seviyeye doğrudan iletebilirler. Ancak ola ki bir çatışma yaşanırsa (örneğin "hayalet yazarlar" hikayenin nasıl sonlanması konusunda anlaşmazlığa düşerse), tartışmaları nihayetinde "ünlü yazar"ın kulağına ulaşır. Ünlü yazar da artık sorundan haberdardır; ancak buna rağmen oturur, arkasına yaslanır ve hayalet yazarların kendi başlarına sorunu çözmesini bekler. Bu başarıldığı anda ünlü yazar, hayalet yazarların elinden ürünlerini alır ve kullanır. Başarının tüm kredisini de kendisi alır.
Tıpkı yazar analojisinde (benzetiminde) olduğu gibi, bilincimiz de beynimizde süregelen çatışmaları tartışmaz ya da çözmeye çalışmaz. Bilincin son kararı uygulamak için "açık" olması yeterlidir. Dolayısıyla bilincin varlığı "temel düzeyde gereklidir"; ancak karar verme mekanizmasının zorlu sürecine aktif olarak katılmaz.
İyi ama bilinç neden bu şekilde evrimleşti? Morsella, cevabın tabii ki evrim olduğunu düşünüyor.
Tüm hayvanlar gibi insanlar da zihinsel enerjilerini korumak için biyolojik süreçlerini otomatiğe almak zorunda kalmışlardır. Çoğu zaman içgüdülerimizle, reflekslerimizle veya anlık kararlarımızla hareket ederiz. Nefes alma işini örnek olarak ele alalım... Tamamen otomatiktir; öyle ki, eğer bilinçli olarak düzgün bir ritm tutturmaya kalkarsanız neredeyse her zaman başarısız olursunuz. Bilincin nefes alma sürecine katılması, işleri bozmaktadır!
Ancak diğer hayvanların aksine insanlar, zekalarını dil ve diğer üst düzey fonksiyonlarda kullanabilecekleri karmaşık sosyal yapılar içerisinde evrimleşmişlerdir. Nasıl davranmak gerektiğine dair karar almanın giderek zorlaştığı bir ortamda, bilinçsiz beynimizi yavaşlatacak bir "orta adam"a ihtiyaç duyduk. Bunu bir örnekle anlatalım:
Diyelim ki ki kendinizi bir anda suyun altında buldunuz. İçgüdüleriniz "Nefes al!" diye çığlık atmaktadır; ancak daha üst düzey zihinsel yargılarınız, bilinçdışı içgüdünüzün "Sakın nefes alma!" yakarışına kulak verir. Çünkü aksi halde boğulacağınızı bilirsiniz. Bilinçdışı zihniniz, bilincinize nefesinizi tutmanızı sağlayacak ve böylece sizi hayatta tutacak kasları kullanması emrini verir. Bilinciniz de, bu adaptif davranışı sergiler.
Elbette bilinçdışı zihninizin yapabilecekleri basit vücutsal faaliyetlerden ibaret değildir. Makalesinde Morsella; üst düzey, karmaşık ve belki de sadece insana özgü olan konuşma yetisini (dili) örnek gösteriyor. Dil de, bilinçsiz zihnimizin ürünlerinden birisidir. Anlatalım:
Konuştuğunuz zaman, belli bir zaman aralığında sadece birkaç sözcükten haberdarsınızdır. Böylece kaslarınızı yönlendirebilir ve o sözcükleri üretebilirsiniz. Ancak söyleyeceğiniz şeyler "kapağın altında" belirlenir. Bilinciniz sadece kendisine okunan metni takip eder. Morsella, tüm bunların sıra dışı ve kabullenin zor olduğu konular olduğunu kabul ediyor. Şöyle söylüyor:
"Bu sonuca varmamızın bu kadar uzun sürmesin en önemli nedeni, insanların bilincin gerçekte ne için var olduğu ile bilinci normal yaşantılarında ne amaçla kullandıklarını karıştırmalarıdır."
Bu teorinin hiçbir kısmı, bilince (hayal gücüne, dile, diğerleri ve kendimiz hakkındaki farkındalığa) sahip insanlar olduğumuz gerçeğini değiştirmemektedir. Tek yaptığı, bilinçdışı zihnimizin beynimiz içerisinde aktif bir oyuncu olduğunu göstermektir. Aslına bakacak olursanız Morsella, bu teorisinin takıntılı düşünme ve davranışlar gibi zihinsel hastalıklara yönelik yeni fikirlerin doğmasına aracılık edeceğini düşünüyor. Sözlerini şöyle bitiriyor:
"Bilincimizin pasifliği, dürtülerimizin ve düşüncelerimizin uyumsuz olduğunu neden fark edebildiğimizi açıklayabilmektedir. Sistemimiz, daha önceden sandığımıza kıyasla çok daha az 'her şeyi bilen' yapıdadır ve çok daha az 'amaç' odaklıdır."
Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)

primi sui motori con e-max
ECO INFORMATION